Her şeyinizin ve her şeyin bittiği yere kadar küçük serçeler gibi hayata emeklemeye devam edeceğiz. Meral Meri ... Do I have to know?
31 Temmuz 2017 Pazartesi
30 Temmuz 2017 Pazar
26 Temmuz 2017 Çarşamba
Meral Meri/Deniz Fenerine Yolculuk/Oyuncu Değişikliği
Senin doğruların benim kimyama yabancı değil, ama çok boş duruyor, öyle boş ki; heyecanımı,coşkumu,sana yoğunluğumu söküyor kalbimden.
Yok sayıp uzaklaştırıyor; iyiliğin,dostluğun,aşkın kurbanı oluyor mutluluğum.
Geriye kalanlarla da sanırım icraat olmuyor; yazmak sanatından öteye geçmiyor;
maddi- manevi bir kitap,sinema, birkaç tiyatro oyunu, ve bir yolculuktan başka bir şey olamıyor.
Bu diziliş aslında başrol oyuncuları olunca güzel...
Meral Meri/Deniz Fenerine Yolculuk/Oyuncu Değişikliği
23 Temmuz 2017 Pazar
22 Temmuz 2017 Cumartesi
Meral Meri/Eski Yel Değirmeninden Notlar /Çok Yönlü Pusula
Eğer her şey okunduğu gibi olsa, ya da olduğu gibi okunsa,saf korkuların anlamı olmazdı;korkularımız ihtiyaçlarımıza yönelir
Ve ihtiyaçlarımız ihtimalleri evine konuk eder-
Konukların çoğu sıkılır,gitmek için bazen izin ister ,bazen de istemez.
Ve bazen de iyi ki buradayım der,bazen de iyi ki buradayız.
Meral Meri/Eski Yel Değirmeninden Notlar /Çok Yönlü Pusula
18 Temmuz 2017 Salı
17 Temmuz 2017 Pazartesi
16 Temmuz 2017 Pazar
15 Temmuz 2017 Cumartesi
Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Sait Faik deseni..Tarafından “Mercan ustanın yüzü suyu hürmetine… Sait Faik’e… 10/12/1952″ ithafıyla imzalanmış.
Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Sait Faik deseni..Tarafından “Mercan ustanın yüzü suyu hürmetine… Sait Faik’e… 10/12/1952″ ithafıyla imzalanmış.
....
İstanbul deyince aklıma Sait Faik gelir
Burgaz adasında kıyıda sımsıcak bir çakıl ıslanır
Mavi gözlü bir çocuk büyür döne döne
Mavi gözlü ihtiyar balıkçı gencelir, küçülür
İkisi bir boya geldiler mi sait kesilirler.
Bütün İstanbul’u dolaşırlar
El ele, kol kola, baş başa
Ana avrat küfrederler
Eşe dosta, uçan kuşa
Sivriada’da martı yumurtası toplarlar çilli çilli
Zibâ mahallesinde gece yarısı…
Sabaha Galata’dan geçer yolları
Kahvede maytaba alırlar zararsız bir deliyi:
-Ula Hasan! derler. Gazeteyi ters tutaysun!…
Çaktırmadan gazetesinin ucunu yakarlar fakirin
Sonra… oturup ağlarlar.
(…)
Bedri Rahmi Eyüboğlu
Yeditepe Dergisi, Sayı: 106, 1956
....
İstanbul deyince aklıma Sait Faik gelir
Burgaz adasında kıyıda sımsıcak bir çakıl ıslanır
Mavi gözlü bir çocuk büyür döne döne
Mavi gözlü ihtiyar balıkçı gencelir, küçülür
İkisi bir boya geldiler mi sait kesilirler.
Bütün İstanbul’u dolaşırlar
El ele, kol kola, baş başa
Ana avrat küfrederler
Eşe dosta, uçan kuşa
Sivriada’da martı yumurtası toplarlar çilli çilli
Zibâ mahallesinde gece yarısı…
Sabaha Galata’dan geçer yolları
Kahvede maytaba alırlar zararsız bir deliyi:
-Ula Hasan! derler. Gazeteyi ters tutaysun!…
Çaktırmadan gazetesinin ucunu yakarlar fakirin
Sonra… oturup ağlarlar.
(…)
Bedri Rahmi Eyüboğlu
Yeditepe Dergisi, Sayı: 106, 1956






























































