Her şeyinizin ve her şeyin bittiği yere kadar küçük serçeler gibi hayata emeklemeye devam edeceğiz. Meral Meri ... Do I have to know?
30 Mayıs 2018 Çarşamba
29 Mayıs 2018 Salı
Kazım Koyuncu
İstanbul, çok bambaşka yer...
Fakat her türden her türden kötülüğüne rağmen...
İstanbulun,kötülüğü değil,bizlerin yaptığı kötülükler onlar.
Bir şehir bu kadar ayakta kalabiliyor, bu kadar yük taşıyabilir.
Bu anlamda bütün olumlu -olumsuz her şeyle İstanbul, bambaşka bir hayat.
Yirmi dört saat sürekli içinde olabileceğin ,olurken korkabileceğin- korkarken aşık olabileceğin...
Ayağının kayıp düşüp ölebileceğin acayip bir şehir İstanbul.
Bu anlamda sanırım da dünyada pek fazla benzeri yoktur herhalde,öyle düşünüyorum.
(...)
Şöyle bir boğazdan geçince tuhaf bir şeyler oluyor,tuhaf bir yer burası...
Çok fazla anlatılamaz-
Bi şairler filan anlatıyor,şarkılar söylüyo İstanbul'a dair bir şeyler, ama yetmez,bakalım n'olcak...
Kazım Koyuncu
Fakat her türden her türden kötülüğüne rağmen...
İstanbulun,kötülüğü değil,bizlerin yaptığı kötülükler onlar.
Bir şehir bu kadar ayakta kalabiliyor, bu kadar yük taşıyabilir.
Bu anlamda bütün olumlu -olumsuz her şeyle İstanbul, bambaşka bir hayat.
Yirmi dört saat sürekli içinde olabileceğin ,olurken korkabileceğin- korkarken aşık olabileceğin...
Ayağının kayıp düşüp ölebileceğin acayip bir şehir İstanbul.
Bu anlamda sanırım da dünyada pek fazla benzeri yoktur herhalde,öyle düşünüyorum.
(...)
Şöyle bir boğazdan geçince tuhaf bir şeyler oluyor,tuhaf bir yer burası...
Çok fazla anlatılamaz-
Bi şairler filan anlatıyor,şarkılar söylüyo İstanbul'a dair bir şeyler, ama yetmez,bakalım n'olcak...
Kazım Koyuncu
Kazım Koyuncu - Ben Sadece
Ben her şeyin gençken yapılacağını düşünüyorum:
Belli bir yaştan sonra hayatla birebir bağlantı içerisine girdikten sonra o hayata bir şey katamayacağımızı düşünüyorum.
Bu biraz ağır bir konuşma olabilir ama; işte askerliğini bitirmiş,evlenmiş,iş sahibi olmuş, bir işte çalışan bir insan ...
Kötülemek açısından asla söylemiyorum.
Bu sadece durumla ilgili söylüyorum, risk almaz.
Çok böyle bağımsız, çok acayip fikirler kurup onun peşinden gitmez.
Oysa hayatı bir ileriye götüren şey hayallerimiz-hayallerimizi gerçekleştiren şeylerde cesaretlerimiz.
Gençken insan cesur olabiliyor.
Bu anlamda üniversiteliler,liseliler hatta daha da küçük olan insanlar- çocuklar...
Ben onların hayatlarını çok önemsiyorum; çünkü hayat oradan yeni bir şekil alabilir.
Onların fikirlerinden,onların yanlışlarından ve doğrularından hayat bir yere ulaşabilir.
Yetişkinlerin doğrularıyla- gençlerin yanlışları arasında çok büyük bir fark yok yani.
En kötü olasılıkla yetişkinlerin yaptıkları doğrular kadar önemlidir gençlerin yanlışları.
Kazım Koyuncu
Belli bir yaştan sonra hayatla birebir bağlantı içerisine girdikten sonra o hayata bir şey katamayacağımızı düşünüyorum.
Bu biraz ağır bir konuşma olabilir ama; işte askerliğini bitirmiş,evlenmiş,iş sahibi olmuş, bir işte çalışan bir insan ...
Kötülemek açısından asla söylemiyorum.
Bu sadece durumla ilgili söylüyorum, risk almaz.
Çok böyle bağımsız, çok acayip fikirler kurup onun peşinden gitmez.
Oysa hayatı bir ileriye götüren şey hayallerimiz-hayallerimizi gerçekleştiren şeylerde cesaretlerimiz.
Gençken insan cesur olabiliyor.
Bu anlamda üniversiteliler,liseliler hatta daha da küçük olan insanlar- çocuklar...
Ben onların hayatlarını çok önemsiyorum; çünkü hayat oradan yeni bir şekil alabilir.
Onların fikirlerinden,onların yanlışlarından ve doğrularından hayat bir yere ulaşabilir.
Yetişkinlerin doğrularıyla- gençlerin yanlışları arasında çok büyük bir fark yok yani.
En kötü olasılıkla yetişkinlerin yaptıkları doğrular kadar önemlidir gençlerin yanlışları.
Kazım Koyuncu
28 Mayıs 2018 Pazartesi
Bâkî - 3 - İşte Sen İşte Ben
Güzeller mihribân olmaz dimek yanlışdur ey Bâkî
Olur va’llâhi bi’llâhi hemân yalvarı görsünler...
(Ey Bâkî! Güzeller sevgi ve şefkat dolu olmaz demek yanlıştır. Vallahi de billahi de olurlar, yeter ki yalvarmayı/parayı görsünler.)
Bâkî - 3 - İşte Sen İşte Ben
27 Mayıs 2018 Pazar
Dr.Yegorov Nikolay İvanoviç
Siz bana akrabalığımız nereden geliyor diye sordunuz?
İşte cevabım budur: Benim konuştuğum dili anlayamasanız da ruhunu hissedersiniz!
Çünkü ben sizin babanızın- atalarınızın sesini taşıyorum dünden bugüne.
Ve diliniz değişime uğraşmış derseniz, aramız bozulur.
Dr.Yegorov Nikolay İvanoviç
İşte cevabım budur: Benim konuştuğum dili anlayamasanız da ruhunu hissedersiniz!
Çünkü ben sizin babanızın- atalarınızın sesini taşıyorum dünden bugüne.
Ve diliniz değişime uğraşmış derseniz, aramız bozulur.
Dr.Yegorov Nikolay İvanoviç
Meral Meri/ Kısa Kent Şiirleri /Büyük Okyanusu Şekerli Su Yatıştırır
Odaklandım size
Ve izledim kendimi...
Ben önce rezil olmakla başladım
Kendimi seyretmeye...
Ve bölündüm üç çeşit;
Heyecan, korku - pasifik okyanusu ile
Zincirleme reaksiyonu yaşattım kendime
Ve yine üçe bölündüm;
İyi, kötü ve güzelce...
Odaklandım size.
Meral Meri/ Kısa Kent Şiirleri /Büyük Okyanusu Şekerli Su Yatıştırır
27.05.18.İst.
Ve izledim kendimi...
Ben önce rezil olmakla başladım
Kendimi seyretmeye...
Ve bölündüm üç çeşit;
Heyecan, korku - pasifik okyanusu ile
Zincirleme reaksiyonu yaşattım kendime
Ve yine üçe bölündüm;
İyi, kötü ve güzelce...
Odaklandım size.
Meral Meri/ Kısa Kent Şiirleri /Büyük Okyanusu Şekerli Su Yatıştırır
27.05.18.İst.
26 Mayıs 2018 Cumartesi
25 Mayıs 2018 Cuma
Meral Meri / Ne Bir Alegori Ne de Bir Simge
Sonsuzluğun şaşırtısına baktım,
Gün ağarırken,
Üç mil uzaktan...
Tinsel- tensel dokundum kiraz çiçeklerine
Güneş ufku aydınlatırken...
Baktım-
Doludizgin baktım;
Açığa vura vura,
Uzaklaşmaksızın,
Yepyeni, taptaze ve pırıl pırıl
Olanca varlığımla
Sonsuz şaşırtısına baktım,
Üç mil uzaktan...
İnsana, hayvana ve bitkiye...
Sonra yitirmişim,
Kiraz çiçeklerimi;
Eski, sönük, karanlık duygusundan gecenin!
Meral Meri / Ne Bir Alegori Ne de Bir Simge
25.05.18.İst.
Gün ağarırken,
Üç mil uzaktan...
Tinsel- tensel dokundum kiraz çiçeklerine
Güneş ufku aydınlatırken...
Baktım-
Doludizgin baktım;
Açığa vura vura,
Uzaklaşmaksızın,
Yepyeni, taptaze ve pırıl pırıl
Olanca varlığımla
Sonsuz şaşırtısına baktım,
Üç mil uzaktan...
İnsana, hayvana ve bitkiye...
Sonra yitirmişim,
Kiraz çiçeklerimi;
Eski, sönük, karanlık duygusundan gecenin!
Meral Meri / Ne Bir Alegori Ne de Bir Simge
25.05.18.İst.
24 Mayıs 2018 Perşembe
22 Mayıs 2018 Salı
Meral Meri / Deniz Fenerine Yolculuk /Kutupta Bir Fırtına Yoktu
Rüzgârı daha yakınımda hissetmek istiyorum;
Aşkın koruyuculuğu altında.
Ve daha zengin yol almak istiyorum...
Mizan direğime bakıp...
Folk yelkenimi açıp,
Baş vurup...
Yalpalamadan,
Kuzeydoğu meltemiyle-
Su altında serpili kayaların arasından süzülüp-
Ufukta görünmek istiyorum;
Kaybolmadan-
Kıyının herhangi bir noktasından!
Meral Meri / Deniz Fenerine Yolculuk /Kutupta Bir Fırtına Yoktu
22.05.18.İst.
20 Mayıs 2018 Pazar
18 Mayıs 2018 Cuma
Meral Meri / Ters Orantı Neu
Hep o biri,
Bağımlı olma durumlarının içe ve dışa dönük değişimli yüzleri,
Kişileri nasıl da yabancılaştırıyor;
Üzülmenin ninesi gibi,
Hüzünlenmenin dedesi gibi,
Kederlenmenin annesi diye de bir şey de var; onun gibi de.
Istırabın babası diye de bir şeycikler...
Tasanın sevgilileri diye de
Ve acının çocukları gibi de gerçekler vardır
Her zaman halihazır ortada cesetler gibi duran...
Zaten her şey ayan beyazn orta yerindedir dünyanın...
Hep o biri,
Bağımlı olma durumlarının içe ve dışa dönük değişimli yüzleri.
Hep o biri;
Tam bir istiklal,
Tam bir özyapı hali,
Kişileri nasıl da yabancılaştırıyor...
Elimde küçük bir elma bıçağı ile bir yerinden dünyanın kurumuş kirlerini soymaya başladım;
Hamur bir silginin ışıklandırma çabasıyla -el yordamı ile gölgelendirme arasındaki o iki özensiz iş gibi,
Bütün çamaşırları yıkayıp ipe asmaya
Ve bunu Marmara dalgalarının da derecesinde yapmaya kararlıyım...
Bir taş ezicisi ölçüsünde bu esareti bitirip
Kıtalar arası yolculuk yapmaya da kararlıyım...
Herkes gibi yani- hep o biri gibi(!)
Meral Meri / Ters Orantı Neu
18.05.18.İst.
Bağımlı olma durumlarının içe ve dışa dönük değişimli yüzleri,
Kişileri nasıl da yabancılaştırıyor;
Üzülmenin ninesi gibi,
Hüzünlenmenin dedesi gibi,
Kederlenmenin annesi diye de bir şey de var; onun gibi de.
Istırabın babası diye de bir şeycikler...
Tasanın sevgilileri diye de
Ve acının çocukları gibi de gerçekler vardır
Her zaman halihazır ortada cesetler gibi duran...
Zaten her şey ayan beyazn orta yerindedir dünyanın...
Hep o biri,
Bağımlı olma durumlarının içe ve dışa dönük değişimli yüzleri.
Hep o biri;
Tam bir istiklal,
Tam bir özyapı hali,
Kişileri nasıl da yabancılaştırıyor...
Elimde küçük bir elma bıçağı ile bir yerinden dünyanın kurumuş kirlerini soymaya başladım;
Hamur bir silginin ışıklandırma çabasıyla -el yordamı ile gölgelendirme arasındaki o iki özensiz iş gibi,
Bütün çamaşırları yıkayıp ipe asmaya
Ve bunu Marmara dalgalarının da derecesinde yapmaya kararlıyım...
Bir taş ezicisi ölçüsünde bu esareti bitirip
Kıtalar arası yolculuk yapmaya da kararlıyım...
Herkes gibi yani- hep o biri gibi(!)
Meral Meri / Ters Orantı Neu
18.05.18.İst.
16 Mayıs 2018 Çarşamba
Ömer Karaoğlu Arzuhal
დ ღ ❣ ❤ ❥ ♥ ღ
Eyüb sabrım yok benim
Yusuf değilim kuyuda
Yinede umudum var...
Rahim olan adınla.
დ ღ ❣ ❤ ❥ ♥ ღ
Eyüb sabrım yok benim
Yusuf değilim kuyuda
Yinede umudum var...
Rahim olan adınla.
დ ღ ❣ ❤ ❥ ♥ ღ
15 Mayıs 2018 Salı
Meral Meri /Birden Çok Senden Yok
Sürünmek ve zaman
Kirli çiçeklerin çamurları gibi,
Korkuyu paramparça eder...
Sevmek, o çok sağlam bir şeydir;
Bir kök meraklısı olmadan-
Bir kök üreteyim ,ben yapayım isterdi ama
İnanmak ve inandırmak kaygıları
Onlar parçalı bulutlu şimdi...
Kızmayacağım artık dişi kuşlar gibi,
Elimi eteğimi çektim...
Unumu eledim ,astım taş tuvara eleğimi.
İnanmak ve inandırmak kaygıları
Onlar parçalı bulutlu şimdi.
Meral Meri /Birden Çok Senden Yok
16.05.18.İst.
13 Mayıs 2018 Pazar
12 Mayıs 2018 Cumartesi
Meral Meri/ Deniz Fenerine Yolculuk /Sevgili Luna
Biz hiçbir şeye başlamamıştık ki
En son lunaparkın içine girmiştik
Ve bir de trenin başına gelmiştik
Sanırım yalnızca biz bunu yapmıştık
Ben sadece sana eskimeyen
Ve daima hep yeni kalan bir şey göstermek istemiş
Ve seni oraya götürmüştüm
Evet, bunu gayet iyi hatırlıyorum
Galiba seninle ayrılmadığımız tek yeni buydu
Ve hiç yorulmadığımız
Ve hiç konuşmaya gerek duymadığımız
Ve ihtiyaçların bile şaşırabildiği yeniydi bu
Bilirsin, trenler hep başladığı yere geri dönerdi...
Meral Meri/ Deniz Fenerine Yolculuk /Sevgili Luna
13.05.18.İst.
11 Mayıs 2018 Cuma
Meral Meri /Perdeler Çekilmeden Önce
Sessiz sakin bir dünya
Yağmurun altında
Ne kadar da masum bir kazasın sen öyle
Her an göz göze bakışıyoruz seninle
Gecenin ölçülü siyahında
Sarı ama çalınmış ışıkların zenginliğinde
Çöplerin bir gün geri dönecekleri o vedasında
Kağıtların bir yerden bir yere ulaşması
Ve sessizliği bozan bir korna sesi gibi
Durup sen de seyre dalıp dinlesek
Ah,içimizi çeke çeke,dinlesek
Ama ne fayda
Sen yine de karşımıza dikileceksin bir gün
Şey gibi,şey işte
Ben diyeyim betonarme sen deyiver örtülü ödenek...
Meral Meri /Perdeler Çekilmeden Önce
12.05.18.İst.
Yağmurun altında
Ne kadar da masum bir kazasın sen öyle
Her an göz göze bakışıyoruz seninle
Gecenin ölçülü siyahında
Sarı ama çalınmış ışıkların zenginliğinde
Çöplerin bir gün geri dönecekleri o vedasında
Kağıtların bir yerden bir yere ulaşması
Ve sessizliği bozan bir korna sesi gibi
Durup sen de seyre dalıp dinlesek
Ah,içimizi çeke çeke,dinlesek
Ama ne fayda
Sen yine de karşımıza dikileceksin bir gün
Şey gibi,şey işte
Ben diyeyim betonarme sen deyiver örtülü ödenek...
Meral Meri /Perdeler Çekilmeden Önce
12.05.18.İst.
10 Mayıs 2018 Perşembe
Meral Meri /Haziran Kağıtları / Altın Otu
Coşkuyu, özgürlüğü, huzuru yeni doğmuş bir bebeğin umudunda bulmak ne kadar doğalsa
O kadar tebessüm ederdi benim hürriyetim.
Ancak ezinçsiz diyemem...
O kadar tebessüm ederdi benim hürriyetim.
Ancak ezinçsiz diyemem...
Meral Meri /Haziran Kağıtları / Altın Otu
Meral Meri / Karanlığın Ölüleri
Hiç, hiçbir şeyim yok; bir tutam yazıdan başka.
Onun da benim olduğu yalanına sarılmadım;
Ben zaten gerçeklere aşık olduğum içindir,
Ve doğrusu sarılmamışlığım da olduğu içindir...
Doğrulara sarılırım.
Zaten bir tutam beni her gün beni...
Yok sayan beni, öldüren,cesedimi dahi uluorta bırakan nem vardı ki;
Tutup onu ,beni her gün beni
Hiçbir şey eden beni;
Doğrulara,
İyiliğe,
Güzelliğe,
Kalkın, sirkelenin, kendinizi görün,utanın ve utanın
Demekten başka bir şeyim de yoktu...
Ey karanlığın ölüleri!
Meral Meri / Karanlığın Ölüleri
11.05.18.İst.
Meral Meri / Bulut Kümeleri Btimsiz
Uzaklarda hayal meyal insanlar görüyorum
Bir tarlanın sırrından çok uzakta
Bir avuç toprağın içinde elleri buruş buruş
Saygısızca -hürmetsizce, alavereden dalavereye uzanp giden eller
Bir fidanı dikme telaşesiyle çırpınıp dururken
Hayal meyal insanar görüyorum
Alışkanlıklarını bir beceri edasıyla öpüp koklayan
Tohum dikmekten habersiz
Balık tutmaktan habersiz
Fidan dikmekten habersiz
Yardıma hiç ihtiyaç duymayan
Çok şuurlu, çok bilgili
Çok tecrübeli ,çok doğru insanlar görüyorum
Görüyorum onları ve yetinmiyorum
Ses veriyorum "Sesimi duyan var mı?"
Sonra uyanıveriyorum
Bir ağacın gövdesi sağımı -solumu gıdıklarken
Uzaklarda belli belirsiz insanlar görüyorum
Evet, bu bir töhmetmiş
Yoksa burnumun ucunu görecek vaziyette bile değilim (!)
Meral Meri / Bulut Kümeleri Btimsiz
10.05.18.İst.
9 Mayıs 2018 Çarşamba
Cemal Süreya Sizin Hiç Babanız Öldü Mü
Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü kör oldum
Yıkadılar aldılar götürdüler
Babamdan ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç hamama gittiniz mi?
Ben gittim lambanın biri söndü
Gözümün biri söndü kör oldum
Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
Şöylelemesine maviydi kör oldum
Taşlara gelince hamam taşlarına
Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
Taşlarda yüzümün yarısını gördüm
Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
Yüzümden ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?
Cemal Süreya -Sizin Hiç Babanız Öldü Mü
8 Mayıs 2018 Salı
Meral Meri /Yeni Hayatlara Limon Çiçekleri Verilir
Şimdi bütün zamanlar benim...
Annesinden ayrılıp...
Ona yeniden limon çiçeği açan da benim.
Sırra kadem bastım, yitirdim ne varsa
Çocukluğun o esmer saçlı örgüsünden...
Ama öğrendim, delirmenin kumral kuşları nasıl uçurduğunu.
Ve nasıl çıldırılır yok olurken sarışın bir yosmadan.
Hele sen buna gençlik dizgisi de,
Ben onu birinci sınıf baskıya sunacağım;
Annenin bir hiç uğruna gitmediğini,
Babanınsa bir sahtekâr ve de bencinliğini,
Kardeşliğin nankörlükten ibaretini,
Aşağılık herifgilerin o çok talepkkâr kadın kullanışlarını,
Aldım yanıma...
O şimdi kara kaplı bir kitap.
Ama ben onu sil baştan yazacağım.
Ki siz başlangıcın körlüğün, kötülüğün, oyun içinde oyunların;
Din-iman deyip iş götürenlerin o kirli kazançlarıyla,
Yalan-yanlış şiirleriyle,
Oturup susmak zorunda kalmalarınızla,
Uykusuz gecelerinizle,
Bozulan sağlığınızla,
Çalınan hayatlarınızla,
Biz sizinle tanışmıştık ey sevgili aşk,
Ey sevgili iyilik,
Ey sevgili hürriyet,
Hep ama hep bir velveleyle(!)
Gerçeği yalnızca gerçeği anlatarak yaşamaya
Ben birinci sınıf bir baskı sunuyorum şimdi;
İşe yarasın ya da yaramasın,
İçimdeki güçten söz ede ede ,dem vura vura,
Yok ola ola ,nasıl var olunur göstereceğim seni
Bu çirkef dünyaya!
Çok sıradan olacağım sana söz veriyorum;
Çünkü en iyi yaptığım tek şey yalnız budur.
Ha bi de ben eskiler alıyorum, aklınızda olsun!
Meral Meri /Yeni Hayatlara Limon Çiçekleri Verilir
09.05.18.İst.
Annesinden ayrılıp...
Ona yeniden limon çiçeği açan da benim.
Sırra kadem bastım, yitirdim ne varsa
Çocukluğun o esmer saçlı örgüsünden...
Ama öğrendim, delirmenin kumral kuşları nasıl uçurduğunu.
Ve nasıl çıldırılır yok olurken sarışın bir yosmadan.
Hele sen buna gençlik dizgisi de,
Ben onu birinci sınıf baskıya sunacağım;
Annenin bir hiç uğruna gitmediğini,
Babanınsa bir sahtekâr ve de bencinliğini,
Kardeşliğin nankörlükten ibaretini,
Aşağılık herifgilerin o çok talepkkâr kadın kullanışlarını,
Aldım yanıma...
O şimdi kara kaplı bir kitap.
Ama ben onu sil baştan yazacağım.
Ki siz başlangıcın körlüğün, kötülüğün, oyun içinde oyunların;
Din-iman deyip iş götürenlerin o kirli kazançlarıyla,
Yalan-yanlış şiirleriyle,
Oturup susmak zorunda kalmalarınızla,
Uykusuz gecelerinizle,
Bozulan sağlığınızla,
Çalınan hayatlarınızla,
Biz sizinle tanışmıştık ey sevgili aşk,
Ey sevgili iyilik,
Ey sevgili hürriyet,
Hep ama hep bir velveleyle(!)
Gerçeği yalnızca gerçeği anlatarak yaşamaya
Ben birinci sınıf bir baskı sunuyorum şimdi;
İşe yarasın ya da yaramasın,
İçimdeki güçten söz ede ede ,dem vura vura,
Yok ola ola ,nasıl var olunur göstereceğim seni
Bu çirkef dünyaya!
Çok sıradan olacağım sana söz veriyorum;
Çünkü en iyi yaptığım tek şey yalnız budur.
Ha bi de ben eskiler alıyorum, aklınızda olsun!
Meral Meri /Yeni Hayatlara Limon Çiçekleri Verilir
09.05.18.İst.
















































