Her şeyinizin ve her şeyin bittiği yere kadar küçük serçeler gibi hayata emeklemeye devam edeceğiz. Meral Meri ... Do I have to know?
27 Kasım 2019 Çarşamba
Meral Meri /Salyangozdaki Yosunlar / Kötü Geceler Dünya
Bir kaplumbağa ya da bir salyangoz gibi, bir labirentin içinde olduğunuzda
Oradan yine de bir çita gibi çıktığınızı asla göremezsiniz
Çünkü biri yavaştır diğeri de çok hızlı
Ve ikisine de hayat diyemezsiniz
Sadece şöyle diyebiliriz: Evet,bir zamanlar benim de üzerimde bazı fotoğraflar vardı
Evet ama -şimdi hiçbiri yok, diyebilirsiniz
Ve ikisine de: Siz benim dengem olamazsınız
Ya da bu zemini size ve kendilerine dahi hazırlayanların
Evet,bunları diyebilirsiniz
Çünkü sizin korkacak bir şeyiniz yok
İşte bu yüzden:
Bu bir fitildir, bu da ateş; ama yine de boştu sokaklar
Diyebilirsiniz
Çünkü bu sizin göreviniz
Onlar korkularınız değil
Meral Meri /Salyangozdaki Yosunlar / Kötü Geceler Dünya
28.11.19.İst.
Oradan yine de bir çita gibi çıktığınızı asla göremezsiniz
Çünkü biri yavaştır diğeri de çok hızlı
Ve ikisine de hayat diyemezsiniz
Sadece şöyle diyebiliriz: Evet,bir zamanlar benim de üzerimde bazı fotoğraflar vardı
Evet ama -şimdi hiçbiri yok, diyebilirsiniz
Ve ikisine de: Siz benim dengem olamazsınız
Ya da bu zemini size ve kendilerine dahi hazırlayanların
Evet,bunları diyebilirsiniz
Çünkü sizin korkacak bir şeyiniz yok
İşte bu yüzden:
Bu bir fitildir, bu da ateş; ama yine de boştu sokaklar
Diyebilirsiniz
Çünkü bu sizin göreviniz
Onlar korkularınız değil
28.11.19.İst.
25 Kasım 2019 Pazartesi
Meral Meri /Haziran Kağıtları / Taze Bilgi
Bazı şeyleri kişisel olarak değerlendirmez insan; hele ki, konu ince bir hastalık gibi yayılmış, dağılmış ve bir yer edinmişse kendine...
Artık sittin sene uğraşır durursun yerinde. Peki nasıl çıkmak gerekir işin içinden?
Fikrimce; merakını cezbederek...
Çünkü aksini zaten yaptın; ya nefret ettin, ya da kaçtın...
Kalıp onunla hiç barışmadın.
Her zaman yalnız ve bencil bir çocuk olarak mı kalacaksın?
Ya da sızlanıp küsecek misin dünyana?
Ama bunu da çok yaptın!
Meral Meri /Haziran Kağıtları / Taze Bilgi
Meral Meri
'Hayatta kalmak için bu kadar rezilliğe sığınıp onu övmek onu örtbas etmek neye yarayacak?
Hadi günü kurtardın diyelim, ya sonrasını?
Düşün, tersi istikamette gidiyorsun...
Adam sen de deyip; bir adamı yüzüne karşı kötüleyemezsiniz mi diyecekler size de?
Ah keşke deseler, o zaman anlardınız varlığınızın bir kara delikten daha fazlası olduğuna.'
Meral Meri
Hadi günü kurtardın diyelim, ya sonrasını?
Düşün, tersi istikamette gidiyorsun...
Adam sen de deyip; bir adamı yüzüne karşı kötüleyemezsiniz mi diyecekler size de?
Ah keşke deseler, o zaman anlardınız varlığınızın bir kara delikten daha fazlası olduğuna.'
Meral Meri
22 Kasım 2019 Cuma
21 Kasım 2019 Perşembe
Meral Meri/Eski Yel Değirmeninden Notlar /Kozmo Üzerine
Hikayenin anlatmak istemediğim ama dayanamayıp anlattığım diğer yüzündeyiz şu anda...
Vaktiyle uzayın bir yerinde otokrasi adında bir kozmonot yaşarmış.
Sürekli yalan söylüyormuş, hikaye bu ya; yalancı çoban gibiymiş aslında.
Günler,aylar, yıllar geçip gitmiş.
Bir gün otokrasi şöyle bir karar almış, demiş ki halkına: Ey halkım!
Bir otokrasi kolay mı yetişiyor bu uzayda?
Bundan böyle kendi aranızda fısıltı mısıltı duyarsam, ham yaparım sizi! demiş.
Zincire vurulmuş fakir halk, sürekli karanlıkta olduğundan sesleri de duyulmuyormuş.
Birden kükremiş aslan misali otokrasi: Hey, kime konuşuyorum burada,hepiniz sağır mı oldunuz bir anda?
demiş öfkeyle.
Derken halktan biri dayanamamış ayağında elinde zincirlerini şakırta şukurta öne çıkmış.
Demiş ki: Ey ulu kral otokrasi; her başında tacı olan -her altında tahtı olan halkını sağır ilan etse, bu karanlıklar güneşi bekler miydi hiç?
Bizler ne sağırız ne de kör... Kükremen kime?
Meral Meri/Eski Yel Değirmeninden Notlar /Kozmo Üzerine
22.11.19.İst.
Vaktiyle uzayın bir yerinde otokrasi adında bir kozmonot yaşarmış.
Sürekli yalan söylüyormuş, hikaye bu ya; yalancı çoban gibiymiş aslında.
Günler,aylar, yıllar geçip gitmiş.
Bir gün otokrasi şöyle bir karar almış, demiş ki halkına: Ey halkım!
Bir otokrasi kolay mı yetişiyor bu uzayda?
Bundan böyle kendi aranızda fısıltı mısıltı duyarsam, ham yaparım sizi! demiş.
Zincire vurulmuş fakir halk, sürekli karanlıkta olduğundan sesleri de duyulmuyormuş.
Birden kükremiş aslan misali otokrasi: Hey, kime konuşuyorum burada,hepiniz sağır mı oldunuz bir anda?
demiş öfkeyle.
Derken halktan biri dayanamamış ayağında elinde zincirlerini şakırta şukurta öne çıkmış.
Demiş ki: Ey ulu kral otokrasi; her başında tacı olan -her altında tahtı olan halkını sağır ilan etse, bu karanlıklar güneşi bekler miydi hiç?
Bizler ne sağırız ne de kör... Kükremen kime?
Meral Meri/Eski Yel Değirmeninden Notlar /Kozmo Üzerine
22.11.19.İst.
19 Kasım 2019 Salı
Yani, sadece demem o ki; “seni sadece ,Sevsem “olmaz mı? Meral Meri
Yani, sadece demem o ki; “seni sadece ,Sevsem “olmaz mı?
Meral Meri
18 Kasım 2019 Pazartesi
14 Kasım 2019 Perşembe
Meral Meri /Eski Yel Değirmeninden Notlar /Kirli Dosyalar Yakında Açılacak
Etrafta dolaşıp duran kırmızı bir hayalet var; bazen sık sık renk değiştirse de bu onun kırmızılığından ödün verdiği anlamına gelmiyor.
Bazen açıkça ne istediğini gündüz ışıkları altında sunuyor ve bazen de karanlık gecelerini uyandırmayı tercih ediyor.
Yine de dünya kuruldu kurulalı o tahtına oturan bir kral olarak tanıtmadı hiç kendini bizlere.
O dolaşıp duran kırmızı bir hayalet olarak aramızda olmayı tercih etti.
Bazen yeişil bir elbisel giydi, bazen mavi ve bazen de sarı...
Renklerin önemi yoktu; ona göre hepsi aynı kapıda biriken bir bukalemundu...
Yeri gelince kendini gayet iyi saklayabiliyordu, yeri gelince de gece kâbus görmüş gibi yüzümüze karşı haykırmayı
bir kral adeti olarak sunmaktan hiç geri kalmazdı.
O bir kral tacı takardı her zaman, bir tahtın daimi vârisiydi.
Dolaşıp dururdu aramızda hiç yorulmadan, adına kırmızı derdi;
Çünkü kan dökmeyi severdi, servetinin oluşması için ona göre bu vazgeçilmez bir kuraldı.
Ama yine de en çok sevdiği renk petrol rengiydi.
Neden bilmem, bunca renk içinde yine de hep üşüdüğünü iddia eder ama hiç durmazdı.
Etrafta dolaşıp duran kırmızı bir hayaletti o...
Bizi sık sık ziyaret eden.
Meral Meri /Eski Yel Değirmeninden Notlar /Kirli Dosyalar Yakında Açılacak
15.11.19.İst.
Bazen açıkça ne istediğini gündüz ışıkları altında sunuyor ve bazen de karanlık gecelerini uyandırmayı tercih ediyor.
Yine de dünya kuruldu kurulalı o tahtına oturan bir kral olarak tanıtmadı hiç kendini bizlere.
O dolaşıp duran kırmızı bir hayalet olarak aramızda olmayı tercih etti.
Bazen yeişil bir elbisel giydi, bazen mavi ve bazen de sarı...
Renklerin önemi yoktu; ona göre hepsi aynı kapıda biriken bir bukalemundu...
Yeri gelince kendini gayet iyi saklayabiliyordu, yeri gelince de gece kâbus görmüş gibi yüzümüze karşı haykırmayı
bir kral adeti olarak sunmaktan hiç geri kalmazdı.
O bir kral tacı takardı her zaman, bir tahtın daimi vârisiydi.
Dolaşıp dururdu aramızda hiç yorulmadan, adına kırmızı derdi;
Çünkü kan dökmeyi severdi, servetinin oluşması için ona göre bu vazgeçilmez bir kuraldı.
Ama yine de en çok sevdiği renk petrol rengiydi.
Neden bilmem, bunca renk içinde yine de hep üşüdüğünü iddia eder ama hiç durmazdı.
Etrafta dolaşıp duran kırmızı bir hayaletti o...
Bizi sık sık ziyaret eden.
Meral Meri /Eski Yel Değirmeninden Notlar /Kirli Dosyalar Yakında Açılacak
15.11.19.İst.
Meral Meri /Söğüt Ağacının Gölgesinde / Üç Doğum Üç Ölüm
Şu gece yarıları hiç de aydınlatmadı bizi;
Onun yerine hep hoça kal şarkıları çağırdı...
Biliyorum, sizi de öyle.
Bozuk mandalinanamla ben, acaba bu sabaha çıkar mıyız? diye düşündük kara kara.
Biliyorum, siz de öyle.
Siz bakmayın bu saksılardaki çiçeklerin canlı oluşuna...
Gelir, eser ve devirir rüzgâr sizi!
Biliyorum,beni de öyle.
Meral Meri /Söğüt Ağacının Gölgesinde / Üç Doğum Üç Ölüm
15.11.19.İst.
11 Kasım 2019 Pazartesi
Meral Meri/Eski Yel Değirmeninden Notlar / Çocuk Bahçesi
Hepimiz çocuk bahçesinin içindeyiz, bunu fak ediyorum ama neden hâlâ kafeslerimiz başımızda dolaşıyoruz?
Neden terk edilmiş bir yerde dolaşıyormuşuz gibi hissediyoruz birbirmizi ve en çok da kendimizi?
Neden kendimize bu kadar düşmanız, neden kendimizi birkaç saat teselli edip sonrasında yine o akıl hastanesine geri dönüyoruz?
Belki de oyuncaklarımız çok eski ve az olmalıydı, belki de tam tersi çok- çok fazla olurken bile görebildiğimizi görmeliydik ve göstermeliydik onları.
Ve değişimi birer kafes olarak görmemeliydik; kendimize ve başkalarına karşı.
Meral Meri/Eski Yel Değirmeninden Notlar / Çocuk Bahçesi
11.11.19.İst.
Neden terk edilmiş bir yerde dolaşıyormuşuz gibi hissediyoruz birbirmizi ve en çok da kendimizi?
Neden kendimize bu kadar düşmanız, neden kendimizi birkaç saat teselli edip sonrasında yine o akıl hastanesine geri dönüyoruz?
Belki de oyuncaklarımız çok eski ve az olmalıydı, belki de tam tersi çok- çok fazla olurken bile görebildiğimizi görmeliydik ve göstermeliydik onları.
Ve değişimi birer kafes olarak görmemeliydik; kendimize ve başkalarına karşı.
Meral Meri/Eski Yel Değirmeninden Notlar / Çocuk Bahçesi
11.11.19.İst.
10 Kasım 2019 Pazar
Meral Meri- Warrior Soul -Music
Güneş yeni doğarken gökyüzünde hâlâ var olan o dolunayı seyretmeyi seviyorum.
Ve yükseklere çıktığım zaman aşağıları seyredip o başarıyı hissetmeyi ve hissettirmeyi seviyorum.
Ama en çok sevdiğim şeye gelirsek o yalnızca renkli insan yüzleridir.
Meral Meri

















