Siyaset

Siyaset
"Bir adamın herkese benzememesi için her şeyin yapıldığı bu aptal dünyada; herhalde imkansız diye bir şey yoktur gerçeğine sarılanlara da, düşmanca bakmak o derece abes kaçacaktır." Meral Meri
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Kasım 2020 Cumartesi

Meral Meri /Eski Yel Değirmeninden Notlar /Küçük Devasa Mucizeler

 İnsanlar tanıştıkları yeni kişilere öncelikle yalanlarını sunmayı öğrenmiştir veya öğretiliyordur veya öğrenecektirler.

Çünkü bulunmadan kirlenemeyiz ve yine bulunmadan arınmaktan bahsedemeyiz birbirimize.

Çünkü dürüstlüğün geçiş noktaları başlangıçlarda hafife alınan en güçlü ama en basit resmi çizen değerimizdir.

Halbuki dürüstlük sıkıca sarılan bir hazinedir (güven) ama o bile kendini değerli hissetmek ister çoğu zaman.

Bu nedenle öğrenmemiz gereken şeyler yalanlarımızın kazançları veya kayıpları değil; kişinin öz saygısı için kendine ve çevresine ne vereceği ve neler alacağı olmalıdır.

Yoksa  yalan da bir oyundur (Sanat) ve rol dağıtımı için önce bir meydan arar kendine ve daha sonra da bir oyuncu (gönüllü) ister kendine. Tıpkı dürüstlük gibi.


Meral Meri /Eski Yel Değirmeninden Notlar /Küçük Devasa Mucizeler


15.11.20.İst.


19 Mayıs 2020 Salı

'Ben uzun hikâyeleri severim, bu doğru; Ama yanlış olan ise ben her zaman başkalarının yaşadığı ya da kurguladığı o öykülerle bir yaşam şarabı tatmak istemem.' Meral Meri


'Ben uzun hikâyeleri severim, bu doğru;
Ama yanlış olan ise ben her zaman başkalarının yaşadığı ya da kurguladığı o öykülerle bir yaşam şarabı tatmak istemem.'

Meral Meri
~
Photo by Bryan Schutmaat

14 Mayıs 2020 Perşembe

Meral Meri /Söğüt Ağacının Gölgesinde / Rönesans

Şairleri toplamış masasına...
Bir garip derviş.
Sağında güneş süzülüp gidiyor...
Solunda yeşil çimenler serpiliyor.
"Şu gençlik," diyor, "büsbütün çıldırmış olmalı...
Bozuyorlar güzelim sessizliğimizi...
Ellerinde olanın kıymetini bilmiyorlar...
Bir yaprak gibi dökülüyorlar...
Canımmm... teknolojiyi rezil ediyorlar.
Adına da gençlik diyorlar.
Sorsan kendilerine,  aralarında üç beş yolcu ya vardır- ya yoktur bunların."
dedi, ve çekip gitti garip derviş; yeşil ağaçlara doğru.

Meral Meri /Söğüt Ağacının Gölgesinde / Rönesans

 07. 05.20.İst.

18 Ekim 2019 Cuma

Gün gelecek anlayacaklardı; dışarısının da en az içerisi kadar tehlikeli bir yer olduğunu... Ve o zaman "umut" denilen şeyin gerçekte ne olduğunu ya da ne olamadığını herkes öğrenecek! Meral Meri


Gün gelecek anlayacaklardı; dışarısının da en az içerisi kadar tehlikeli bir yer olduğunu...
Ve o zaman "umut" denilen şeyin gerçekte ne olduğunu ya da ne olamadığını herkes öğrenecekti!

Meral Meri

6 Ekim 2019 Pazar

Meral Meri /Söğüt Ağacının Gölgesinde / Bahar Serçesi


Ne zaman doğduğun önemli değil
Yaşamışsın altın varaklarla kaplı
O yıldızlar altında göğün sen de
Şiirler yazmışsın oyun içinde oyunlarla
Ama yine de değerli taşlarla safir bir bahçeye dönüşmüş onlar
Dövme demirler arasında kalabalıktın sen
Yeri geliyordu bir masa oluyordun
Bazen de bir sandalye ferforjeden
Işıl ışıl çınlıyordu ağaçların gece yarılarında
Bir liman kenti olma özelliğin vardı
Beyazdın ve denizler üzerinde uçardın
Ama yine de sarı gerdanlı bir serçeydin sen
Tohumlarla beslenen ve göçmen kuşlara eşlik eden
Yaşayacağın kadar hiç öldürmeden
Kim demiş, fakirdi ömrün senin diye
O rokoko antika eşyalar içinde
Yaşamışsın altın varaklarla kaplı
O yıldızlar altında göğün sen de
Dallı bir şamdandan fışkırırdı aydınlık
Girandole'ler gibi çifter çifterdin her zaman
Kabarık elbiseli o kadınlar; salıncaklarına kurulurken
Çıplaklaşırdı adamları
İşte asıl fakirlik buydu benim nazarımda
Suyu geçecek olan, sırtı yükle dolu o kadıncağız vardı bir de
Anadolu'nun ta içinde- canına can veren
Kızıl bir ırmaktı o, bir eşti,bir anaydı
İşte asıl zenginlik- yaşamak denilen şey buydu
Biriyle beraberken asla,bir daha yalnızlıktan bahsetme
Göğün altında ya da üstünde
Şimdi o tohumlarla beslen
Ne zaman doğduğun önemli değil
Yaşamışsın altın varaklarla kaplı
O yıldızlar altında göğün sen de

Meral Meri /Söğüt Ağacının Gölgesinde / Bahar Serçesi

 06.10.19.İst.

24 Eylül 2019 Salı

Tek Başına Bir Adam, Christopher Isherwood

Hiç tek başımıza yemek yemesek, acaba gerçekten yalnız hisseder miydik kendimizi?
Oysa, "Bu gece yalnız başıma yemek yemeyeceğim." demek; bu ölümüne tehlikeli değil midir?
Bu, uzun bir toprak kaymasının başlangıcı değil midir?

Tek Başına Bir Adam, Christopher Isherwood

10 Eylül 2019 Salı

Meral Meri /Söğüt Ağacının Gölgesinde / Cesaret Ve Esaret

Birbirleriyle konuşamadıkları için,
Ne içlerine ne dışlarına tanıktı bu insanlık...
Yalnız ve korkunçtu bakışlar birbirlerine.
Sevgiler kabaydı;
Görgüsüzdü,
Ve soğuktu.
Şartlar hissizdi...
Sistem bozuktu...
Uçurumda dururdu daima insanlık...
Bence hüzünlüydü de sevgileri birbirlerine.

Meral Meri /Söğüt Ağacının Gölgesinde / Cesaret Ve Esaret

11.09.19.İst.

11 Ağustos 2019 Pazar

Meral Meri /Söğüt Ağacının Gölgesinde /Suyun Kenarı


Ben savrulan bir yonca gördüm
Rüzgârı- rüzgâr
Toprağı- toprak
Yağmuru-yağmur değildi...
Kimin nesiydi belli değil;
Hiç yerleşememiş çiçekli bir koltuk gibi
Yalnızdı, çıplaktı,sarsaktı.
Ve biraz da sararmıştı.
Yine de bir yoncaydı işte;
Tavşanlı mı desek, yoksa keçili mi?
O cinsten başına buyruk bir yoncacıktı işte.

Meral Meri /Söğüt Ağacının Gölgesinde /Suyun Kenarı

14 Nisan 2019 Pazar

'Küçük şeylerle büyükmüşcesine gövde gösterileri yapan zavallılarla beraberken bir armoni harmanı nasıl elde edebiliriz ki? Bu topluluklar kendilerini tanımaktan ,kendilerini tanıtmaktan yok olup giderlerken dahi bir kaos mirası bırakırlar ardlarında... Bu da bir ideoloji ediniminden uzaklaştırır kişi ve kişileri.' Meral Meri

'Küçük şeylerle büyükmüşcesine gövde gösterileri yapan zavallılarla beraberken bir armoni harmanı nasıl elde edebiliriz ki?
Bu topluluklar kendilerini tanımaktan ,kendilerini tanıtmaktan yok olup giderlerken dahi bir kaos mirası bırakırlar ardlarında...
Bu da bir ideoloji ediniminden uzaklaştırır kişi ve kişileri.'
Meral Meri

6 Nisan 2019 Cumartesi

Meral Meri / Kendi Derinliğimin Ötesine Gittim / Fumaria


Senin dinginliğini,içten duru halini,
O kâbusları bile esir alan belirleyici sınırların yok mu?
Gizlerin dahi kapalı halini ihanet kabul eden sen;
Sana uzaktan böyle -geri baş çevirmemin nedenlerini açıklamaya kafidir.

Seni hünerli küçük tavşancık seni,
Havuç tarlalarından çıkmayan seni
Ve beyaz pamukları dahi kendine hayran bıraktıran seni,
Ödünç alıp da geri veremeyeceğim tek seni,
Işığına ve sonsuzluğuna inandığım;
Sana yakından böyle- ileri kalbimi teslim etmemin nedenlerini açıklamaya kafidir.

Şimdi ve başlangıca değin...
Yalnızca doğruları önce yalanlarla besleyeceğime
Ve daha sonra onları arındıracağıma,
İnişleri ağlayarak ineceğime-
Çıkışları gülerek çıkacağıma
Ve orada olduğum sürece sana,yalnızca sana sadık kalacağıma;
Kendime ait olan her şeyle -yani hiçbir şeyle yemin edebilirim.
Fakat ışığına ve sonsuzluğuna inandığım gibi...

Meral Meri / Kendi Derinliğimin Ötesine Gittim / Fumaria

07.04.19.İst.

28 Mart 2019 Perşembe

Bir yığın şey vardı anlatacak ama ben "Birbirimizi daima aldattığımız bir ömür yaşamış olamazdık herhalde" kısmında kalmıştım; çünkü gerçekte yaptığımız tek şey buydu. Meral Meri

Bir yığın şey vardı anlatacak ama ben "Birbirimizi daima aldattığımız bir ömür yaşamış olamazdık herhalde" kısmında kalmıştım; çünkü gerçekte yaptığımız tek şey buydu.

Meral Meri

22 Mart 2019 Cuma

Meral Meri


Bizler küçücük noktadan hatta noktanın bizzat kendisi olarak tepenin yüksekliğini değil,yükünü göürüz;
Çünkü bizler o yükün altında ezilenlerizdir.
Demem o ki; görmek de yeterli değildir kimi zaman, taşımak da öyle ve hatta ezilmek de.
Bunlar kaosun önüne geçmez bilakis önayak olurlar.
Bunun yerine şunu yapmak icap eder pencereyi açıp: " Bu benim ve çevremin ışığı ve manzarası olamaz.
Ve bizler bu ışığın, bu manzaranın kölesi ve seyircisi değiliz!" dememiz gerekir.
Ki temel atmak nedir,neymiş öğrenmeli ve uygulamalıdır insan...
Ve tabii ki; geçici çözümlerin satıcısı ve alıcısı işine bir son vermelidir bu noktada.

Meral Meri

18 Mart 2019 Pazartesi

Umut şimdi nasıl tükensin?' Meral Meri


'İnsan bir manzaranın altındayken birçok manzarasını da birleştirendir...
Ama iyileriyle ama kötüleriyle.
Düşünün işte; manzaramızı dahi yalnızlığa mahkûm etmeyen canlılarız bizler-
Umut şimdi nasıl tükensin?'

Meral Meri

29 Aralık 2018 Cumartesi

Meral Meri / Kendi Derinliğimin Ötesine Gittim /Ve Kışa Gülümse Charlotte

İki kere yağacak kara güvenme;
Kar saklayamaz,
Koruyamaz,
Hep sevemez seni.
Ama sen, sendeki o şeyler-
O güzel şeyler; yorulunca, kırılınca, ağlayınca...
Tarafından görülmeli, sevilmeli ve sarılmalıdır sana.
Çünkü o güzel şeyler ayrılmamalı-
Hep bir arada kalmalıdır...
Ben buna inanıyorum.
Sen de inan lütfen!

Meral Meri / Kendi Derinliğimin Ötesine Gittim /Ve Kışa Gülümse Charlotte

29.12.18.İst.

9 Aralık 2018 Pazar

Meral Meri - Açık Resim


Çoğunluğun ,gürültünün ve sisin içinde durdum...
Bir gün, iki gün ,üç gün.
Belki de çoğunlukla bu kısıma aittim ben.
Vadiye bir türlü inemedim belki-
Belki de indim ...
Haber verilmedi bana.
Papatyaların dizine başımı koydum,
Karaçam ağaçlarını gördüm,
Ufku gördüm-
Bulutların beyaz ve pembemsi çizgisine şapkamla el salladım.
Bir su birikintisine ayaklarımı soktum; uyarı yoktu...
Su bulandı, ayaklarım kirlendi.
Ama kaçmadım; bu kirlenmeyi sevdim ben.

Meral Meri - Açık Resim

24 Mart 2018 Cumartesi

Meral Meri/ Kısa Kent Şiirleri / Son Misafir

Bak burası boş kalmış Sancho
En kıymetli misafirlere ayrılan yerdir burası
Saçı sakalı ağarmış ,etekleri de zil çalanların yeridir
Adaleti aşağılaşmaktan kurtarır
Denizi dalgalı- biraz da çarşaftır
Yine de bir şömine kurmalı
İhtiyarlık bu aşkı üşümemeli
Görüyorsun ya Sancho
Herkesi memnun etmek herkesleştirir insanı
Sen en iyisi mi cılız bir mum daha koy
Belki okunmak korkuyu da kovmak ister...

Meral Meri/ Kısa Kent Şiirleri / Son Misafir

24.03.18.İst.

5 Nisan 2017 Çarşamba

Edip Cansever~Su

Bir gün, bir uzun gün hep denize baktık
Miller ve ağırlıklar bitti
Gelip geçmeler bitti, gemilerin
Beyaz ve kocaman gövdeleri
Gözün kahverengi suyuna geldik.
Palamutlar yaktık, çalılar her zamanki gibi
Süsledi bizi bu ufak değişiklik
Çok ağır bir şeydi gün dörtgenleri üstümüze düsen
Aydınlıktan kopan aydınlıktan kesilen
Ağır mi ağır
Kaldık ne kadar kaldıksa böyle
Sonra gün diye bildiğimiz ne varsa akıtıldı
Duvarlar, sarmaşıklar, evler akıtıldı
Güneşler, hızarlar, kıymık taneleri
Vinç sesleri, çekiç sesleri bir.
...
Edip Cansever~Su

1 Mart 2017 Çarşamba

Hz.Mevlana-Mesnevi-i Şerif

Nefis çok öğülmesi yüzünden Firavunlaştı.
Alçak gönüllü, hor, hakir ol; ululuk taslama!
Elinden geldikçe kul ol,sultan olma!
Top gibi zahmet çekici ol, çevgan olma!
Yoksa; senin bu letafetin, bu güzelliğin kalmayınca o, seninle düşüp kalkanlar, senden usanırlar.
Hz.Mevlana-Mesnevi-i Şerif

Sultan Veled-İbtidâ-Nâme

...Ümitsiz değilim, çünkü "Allah'ın rahmetinden, ancak kâfir olan topluluk ye'se düşer.
Hamd, bir olan Allah'a, salât, onun peygamberleri Muhammed'e ve bütün tertemiz soyuna.
Sultan Veled-İbtidâ-Nâme

Sultan Veled-İbtidâ-Nâme

"Yüce Hak, bütün yaratıklardan, bütün var olanlardan daha da açık olarak meydandadır ve son derecede meydanda olması yüzünden de gizlidir..."
Sultan Veled-İbtidâ-Nâme